Tehdit ile şantaj suçu aynı zamanda işlenince ne olur?
- Mahkeme
- Yargıtay 6. Ceza Dairesi
- Karar tarihi
- 09.04.2026
- Esas No
- 2025/1090
- Karar No
- 2026/3032
Olay neydi?
Sanık, mağduru telefonla arayarak hakaret ve tehdit içerikli sözler söyledi. Mağdurun görüşmeyi sonlandırmasının ardından sanık, onunla yeniden görüşmek amacıyla mesajlar gönderdi. Mesajlarda mağdurun gece hayatında çalıştığını ailesine söyleyeceğini ve videolarını internette yayımlayacağını belirtti.
İlk derece mahkemesi, şantaj suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi; tehdit suçundan ise adli para cezasına hükmetti. Savcının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, şantaj suçundan hapis ve adli para cezası verdi.
Yargıtay neye karar verdi?
Yargıtay iki önemli hukuka aykırılık tespit etti:
- İstinaf başvurusu yalnızca şantaj suçuna ilişkin olduğu hâlde, tehdit suçundan verilen mahkûmiyet hükmü de kaldırılmıştı. Bu durum, istinaf incelemesinin kapsamı bakımından çelişki oluşturuyordu.
- Sanığın aynı yazışma içerisinde karşılıklı olarak art arda gönderilen mesajları tek bir eylem oluşturuyordu. Bu nedenle zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezanın artırılması doğru değildi.
Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını bozdu.
Hukuki sonuç ve uygulamadaki önemi
Aynı yazışma içerisindeki birden fazla mesajın otomatik olarak zincirleme suç oluşturduğu söylenemez. Mesajların tek bir eylemin parçaları mı, yoksa farklı zamanlarda gerçekleştirilen bağımsız suçlar mı olduğu incelenmelidir. Ayrıca istinaf incelemesi, başvurunun kapsamı ve kanuni sınırlar gözetilerek yapılmalıdır.
Kaynak: Adalet Bakanlığı – resmî karar metni:https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1219611500?utm_source

