Fethiye · Göcek · Dalaman · Ortaca

Makale · Gayrimenkul Hukuku

Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinden Kaynaklanan Uyuşmazlıklar

Atakan AtabeyKurucu · Yazar13 dk okuma

Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi şekle tabii midir ,tapuya şerh edilmeli mi, uyuşmazlıkta ne talep edebilirsiniz? Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde nelere dikkat etmelisiniz , İhtilaflarda hangi yollara başvurmalısınız?

Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinden Kaynaklanan Uyuşmazlıklar

Gayrimenkul yatırımları, yüksek ekonomik değerleri ve uzun vadeli sonuçları nedeniyle önemli hukuki uyuşmazlıklara yol açabilmektedir. Özellikle bir taşınmazın ileride devredilmesini konu alan gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa sahibinin arsası üzerinde inşaat yapılması karşılığında arsa paylarının veya bağımsız bölümlerin devrini öngören arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, uygulamada sıkça karşılaşılan sözleşme türleridir.

Bu sözleşmelerde arsa sahibi, arsası karşılığında belirli bağımsız bölümlerin kendisine teslim edilmesini; yüklenici ise inşaatı tamamlayarak kendisine bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümler veya arsa payları üzerinde hak sahibi olmayı amaçlar. Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde ise alıcı, taşınmazın mülkiyetinin ileride kendisine devredileceğine ilişkin bir taahhüde dayanır.

İnşaatın zamanında tamamlanmaması, tapu devrinin yapılmaması, bağımsız bölümlerin sözleşmeye aykırı biçimde inşa edilmesi, eksik veya ayıplı imalat yapılması ve yüklenicinin üçüncü kişilere taşınmaz devretmesi gibi durumlar taraflar açısından ciddi hak kayıplarına neden olabilir.

Bu nedenle sözleşmenin hazırlanmasından ifa sürecine, olası ihlallerden sözleşmenin sona erdirilmesine kadar her aşamanın hukuki açıdan değerlendirilmesi gerekir.

  1. Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Nedir?

1.1. Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi

Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, taraflardan birinin belirli bir taşınmazın mülkiyetini ileride diğer tarafa devretmeyi üstlendiği sözleşmedir. Bu sözleşme, taşınmazın mülkiyetini kendiliğinden alıcıya geçirmez; taraflar arasında taşınmazın devrine ilişkin bir borç ilişkisi meydana getirir.

Örneğin, henüz tapu devri yapılmadan belirli bir konutun ileride alıcıya devredilmesi konusunda noter huzurunda satış vaadi sözleşmesi düzenlenebilir. Böyle bir durumda taşınmazın belirlenebilir olması, sözleşmenin kapsamı, kararlaştırılan bedel ve devir borcunun koşulları önem taşır.

Satış vaadi sözleşmesinin varlığı, alıcının doğrudan tapu maliki olduğu anlamına gelmez. Alıcının tapu devrini talep edebilmesi için sözleşmenin geçerli olması, devir borcunun muaccel hâle gelmesi ve somut olayda gerekli diğer koşulların gerçekleşmesi gerekir.

1.2. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi

Uygulamada kat karşılığı inşaat sözleşmesi olarak bilinen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibi, arsası üzerinde inşaat yapılmasını kabul eder ve bunun karşılığında yükleniciye belirli arsa paylarını veya bağımsız bölümleri devretmeyi üstlenir. Yüklenici ise inşaatı sözleşmeye, projeye ve ilgili mevzuata uygun biçimde tamamlamayı taahhüt eder.

Bu sözleşmede tarafların edimleri birbirine bağlıdır. Arsa sahibi taşınmazını değerlendirirken yüklenici inşaat faaliyetini üstlenir ve karşılığında kendisine bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümlerden veya arsa paylarından yararlanmayı amaçlar.

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taşınmaz devri vaadi ile eser sözleşmesine ilişkin unsurları bir araya getiren karma nitelikli bir sözleşmedir. Bu nedenle uyuşmazlıkların çözümünde hem taşınmaz mülkiyetinin devrine hem de eser sözleşmesine ilişkin hükümler dikkate alınır.

İki sözleşme türü birbirleriyle bağlantılı olmakla birlikte aynı hukuki ilişkiyi ifade etmez. Satış vaadi sözleşmesi taşınmazın ileride devrine ilişkin bir borç doğururken arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, inşaatın meydana getirilmesi ve karşılığında taşınmaz paylarının devri gibi karşılıklı yükümlülükleri düzenler.

  1. Sözleşmelerin Hukuki Niteliği ve Uygulanacak Mevzuat

Gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Noterlik Kanunu ve Tapu Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri önem taşır.

Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan işlemler ile taşınmazın devrini vaat eden sözleşmelerin tabi olduğu şekil şartları, sözleşmenin hukuki geçerliliği bakımından belirleyicidir. Bunun yanında tarafların borçlarını yerine getirmemesi, temerrüt, ayıplı ifa, tazminat ve sözleşmenin sona ermesi gibi konularda Türk Borçlar Kanunu hükümleri gündeme gelir.

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenicinin yalnızca binayı meydana getirmesi yeterli değildir. İnşaatın sözleşmeye, onaylı projeye, yapı ruhsatına ve ilgili teknik kurallara uygun yapılması; kararlaştırılan koşullara göre teslim edilmesi gerekir.

Arsa sahibi de sözleşmede üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmeli, kararlaştırılmışsa gerekli arsa payı devirlerini gerçekleştirmeli ve inşaatın yürütülmesi için kendisine düşen edimleri ifa etmelidir.

Bu nedenle uyuşmazlık değerlendirilirken yalnızca taraflardan birinin davranışına odaklanılmamalı; karşılıklı edimlerin hangi ölçüde yerine getirildiği ve sözleşmenin hangi aşamada bulunduğu birlikte incelenmelidir.

  1. Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinin Geçerlilik Şartları

3.1. Resmî şekil zorunluluğu

Gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinde geçerlilik bakımından en önemli hususlardan biri resmî şekil şartıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 706. maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddesi ve Noterlik Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin noter tarafından düzenleme şeklinde yapılması gerekir.

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi de taşınmaz paylarının devrini vaat eden hükümler içerdiğinden kural olarak resmî şekle tabidir. Tarafların kendi aralarında imzaladıkları adi yazılı bir belge, her durumda geçerli bir taşınmaz devri taahhüdü meydana getirmez.

Bununla birlikte şekil eksikliği bulunan sözleşmelerin bütün hukuki sonuçları her olayda aynı olmayabilir. Özellikle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde tapu devrinin yapılıp yapılmadığı, tarafların edimlerini ne ölçüde yerine getirdiği ve sözleşmenin hangi aşamada bulunduğu değerlendirmede önem taşıyabilir. Bu nedenle şekil eksikliği iddiası somut olayın özellikleri ve ilgili yargı kararları çerçevesinde incelenmelidir.

3.2. Sözleşme hükümlerinin açık ve belirli olması

Sözleşmenin geçerli biçimde kurulması kadar tarafların hak ve yükümlülüklerinin açıkça belirlenmesi de önemlidir.

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibine ve yükleniciye bırakılacak bağımsız bölümler, paylaşım oranları, inşaatın tamamlanma süresi, teslim koşulları, teknik özellikler ve tapu devirlerinin hangi aşamalarda yapılacağı mümkün olduğunca açık biçimde düzenlenmelidir.

Örneğin arsa sahibine bırakılacak bağımsız bölümlerin yalnızca sayısının belirtilmesi; katı, konumu, büyüklüğü veya diğer özellikleri konusunda belirsizlik bulunması hâlinde ileride uyuşmazlık yaşanmasına neden olabilir.

Bu nedenle sözleşmenin ekinde paylaşım planı, teknik şartname, onaylı projeler ve tarafların üzerinde anlaştığı diğer belgelerin bulunması, sözleşmenin uygulanmasını kolaylaştırır.

3.3. Sözleşmenin tapuya şerh edilmesi

Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edilmesi, alıcının hukuki konumunu korumak bakımından önemli bir araçtır. Şerh, kanuni koşulları çerçevesinde satış vaadi hakkının sonraki maliklere karşı ileri sürülebilmesine imkân sağlayabilir.

Ancak tapuya şerh verilmesi ile sözleşmenin geçerliliği farklı konulardır. Şerh, geçersiz bir sözleşmeyi kendiliğinden geçerli hâle getirmez. Aynı şekilde satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edilmiş olması da tek başına mülkiyetin alıcıya geçtiği anlamına gelmez.

Bu nedenle sözleşmenin geçerliliği, şerhin hukuki etkisi ve tapu devrinin koşulları birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

  1. Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde En Sık Karşılaşılan Uyuşmazlıklar

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde uyuşmazlıklar çoğunlukla inşaatın tamamlanması, arsa paylarının devri, bağımsız bölümlerin paylaşımı ve sözleşmenin sona erdirilmesi konularında ortaya çıkar.

Arsa sahibi açısından önemli risklerden biri, yükleniciye inşaatın erken aşamasında arsa payı devredilmesine rağmen inşaatın tamamlanmamasıdır. Yüklenici açısından ise sözleşmede kararlaştırılan payların devredilmemesi, arsa sahibinin gerekli işlemleri yapmaması veya inşaatın tamamlanmasını engelleyen durumların ortaya çıkması uyuşmazlık nedeni olabilir.

Bu tür olaylarda sözleşme hükümleri, tarafların yükümlülükleri, inşaatın mevcut seviyesi ve ihlalin hangi taraftan kaynaklandığı birlikte incelenmelidir.

4.1. Müteahhidin inşaatı süresinde tamamlamaması

Yüklenicinin inşaatı sözleşmede kararlaştırılan sürede tamamlamaması, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde sık karşılaşılan sorunlardan biridir.

İnşaatın gecikmesi hâlinde öncelikle sözleşmedeki teslim tarihi ve varsa süre uzatımı hükümleri incelenmelidir. Gecikmenin yükleniciden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, arsa sahibinin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği ve mücbir sebep ya da başka bir haklı neden bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Yüklenicinin temerrüde düşmesi durumunda arsa sahibinin başvurabileceği hukuki yollar, sözleşmenin içeriğine ve somut olayın özelliklerine göre değişebilir. Koşulları mevcutsa aynen ifa, gecikme nedeniyle tazminat, sözleşmeden dönme veya fesih talepleri gündeme gelebilir.

Bununla birlikte sözleşmenin sona erdirilmesi, özellikle yükleniciye daha önce arsa payı devredilmişse, tapu kayıtları ve tamamlanmış inşaatın tasfiyesi bakımından ek hukuki sorunlar doğurabilir. Dolayısıyla yalnızca gecikmenin gerçekleşmiş olması, her durumda doğrudan tapu iptali ve tescil kararı verileceği anlamına gelmez.

4.2. Eksik ve ayıplı inşaat nedeniyle doğan uyuşmazlıklar

İnşaatın tamamlanmış olması, yüklenicinin sözleşmeden doğan bütün yükümlülüklerini yerine getirdiği anlamına gelmez. Yapının kararlaştırılan teknik özellikleri taşımaması, bağımsız bölümlerin sözleşmede belirtilen niteliklerden farklı yapılması veya ortak alanların eksik bırakılması, ayıplı ya da eksik ifa kapsamında değerlendirilebilir.

Bu tür uyuşmazlıklarda sözleşme, teknik şartname, onaylı proje, teslim tutanakları ve gerektiğinde bilirkişi raporları önem taşır. Ayıbın niteliği, ortaya çıkış zamanı, giderilebilir olup olmadığı ve teslim sırasında fark edilip edilemeyeceği hukuki değerlendirmeyi etkileyebilir.

Türk Borçlar Kanunu'nun eser sözleşmesine ilişkin hükümleri kapsamında, somut olayın koşullarına göre ayıbın giderilmesi, bedelden indirim veya tazminat gibi talepler gündeme gelebilir. Eser sözleşmesinden dönme ise her ayıp bakımından otomatik olarak kullanılabilecek bir hak değildir; ayıbın ağırlığı ve kanuni koşullar ayrıca değerlendirilmelidir.

Ayıpların tespit edilmesi hâlinde durumun gecikmeden belgelenmesi, uygun şekilde bildirim yapılması ve gerekli teknik incelemenin gerçekleştirilmesi hakların korunması bakımından önemlidir. Ayıp ihbarı, zamanaşımı ve diğer süreler somut olayın niteliğine göre ayrıca incelenmelidir.

4.3. Arsa payının veya bağımsız bölümün devredilmemesi

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibi, yükleniciye belirli arsa paylarını veya bağımsız bölümleri devretmeyi üstlenebilir. Ancak devrin hangi aşamada yapılacağı, sözleşmede kararlaştırılan koşullara bağlıdır.

Taraflar tapu devirlerini inşaatın belirli seviyelere ulaşmasına, bağımsız bölümlerin teslimine veya başka koşulların gerçekleşmesine bağlamış olabilir. Bu nedenle yüklenicinin tapu devrini talep edip edemeyeceği değerlendirilirken yalnızca sözleşmenin imzalanmış olması yeterli değildir.

Yüklenici sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmiş ve tapu devrini isteme koşulları gerçekleşmişse arsa sahibinin devir borcu gündeme gelebilir. Buna karşılık yüklenicinin edimlerini yerine getirmemesi veya sözleşmede öngörülen koşulların gerçekleşmemesi, tapu devri talebini etkileyebilir.

Uyuşmazlığın niteliğine göre tapu iptali ve tescil, alacak veya tazminat talepleri değerlendirilebilir. Hangi talebin uygun olduğu, sözleşmenin içeriği ve tarafların ifa durumu incelenerek belirlenmelidir.

  1. Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinde Tapu Devri ve Tapu İptali ve Tescil Davası

Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında taşınmazın devrini üstlenen tarafın yükümlülüğünü yerine getirmemesi, alıcı açısından önemli hukuki sonuçlar doğurabilir.

Geçerli bir satış vaadi sözleşmesinin bulunması, taşınmazın belirlenebilir olması, devir borcunun muaccel hâle gelmesi ve diğer hukuki koşulların gerçekleşmesi durumunda alıcı taşınmazın devrini talep edebilir. Koşullarına göre tapu iptali ve tescil davası açılması da gündeme gelebilir.

Bununla birlikte satış vaadi sözleşmesinin bulunması, her durumda davanın kabul edileceği anlamına gelmez. Taşınmazın tapu kaydı, üçüncü kişilere yapılan devirler, mevcut ayni haklar, sözleşmenin geçerliliği ve tarafların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği birlikte değerlendirilmelidir.

Taşınmazın başka bir kişiye devredilmiş olması hâlinde sonraki malikin hukuki durumu ve tapu siciline güven ilkesinin uygulanabilirliği de önem kazanabilir. Bu nedenle satış vaadi sözleşmesine dayanılarak açılacak davalarda yalnızca sözleşmenin varlığı değil, taşınmazın güncel hukuki durumu da araştırılmalıdır.

5.1. Yükleniciden bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişilerin durumu

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenici, sözleşme kapsamında kendisine bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümleri üçüncü kişilere satabilir veya devredebilir. Ancak yüklenicinin arsa sahibiyle arasındaki sözleşmeyi ihlal etmesi ya da sözleşmenin sona erdirilmesi, üçüncü kişilerin hukuki durumunu da etkileyebilir.

Bu konuda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.2025 tarihli, E. 2024/1, K. 2025/2 sayılı kararı önem taşımaktadır.

Kararda, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti veya geriye etkili sona erdirilmesi hâlinde, yükleniciden taşınmaz edinen üçüncü kişilerin tapuya güvenerek ve iyiniyetle ayni hak kazandıkları yönündeki savunmalarının dinlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bununla birlikte üçüncü kişinin somut olayda iyiniyetli olmadığının anlaşılması hâlinde taşınmazın arsa sahibine dönmesi mümkün olabilir.

Dolayısıyla yüklenicinin sözleşmeye aykırı davranması, üçüncü kişilerin taşınmaz üzerindeki haklarının her durumda kendiliğinden ortadan kalkacağı anlamına gelmez. Üçüncü kişinin taşınmazı hangi koşullarda edindiği, tapu sicilindeki kayıtlar ve iyiniyet değerlendirmesi uyuşmazlığın sonucunu etkileyebilir.

Bu nedenle arsa sahiplerinin sözleşme yaparken tapu devirlerinin zamanlamasını ve koşullarını açıkça düzenlemeleri; yükleniciden bağımsız bölüm satın alacak kişilerin ise taşınmazın tapu kaydını ve hukuki durumunu araştırmaları önem taşır.

  1. Sözleşmenin Feshi, Sözleşmeden Dönme ve Tazminat Talepleri

Sözleşmenin feshi veya sözleşmeden dönme, tarafların yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde gündeme gelebilen hukuki yollardır. Ancak bu kavramların hukuki sonuçları aynı değildir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde sözleşmenin hangi koşullarda sona erdirilebileceği; tarafların temerrüdü, sözleşmedeki özel hükümler, inşaatın tamamlanma seviyesi ve edimlerin ne ölçüde yerine getirildiği dikkate alınarak belirlenmelidir.

6.1. Geriye etkili ve ileriye etkili sona erdirme

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin sona erdirilmesinde sözleşmenin geriye etkili veya ileriye etkili sonuç doğurması arasında önemli farklar bulunur.

Geriye etkili sona erdirme hâlinde tarafların daha önce gerçekleştirdikleri edimlerin tasfiyesi ve devredilmiş arsa paylarının hukuki durumu gündeme gelebilir. İleriye etkili sona erdirme ise tamamlanmış işin ve tarafların o ana kadar gerçekleştirdikleri edimlerin korunması bakımından farklı sonuçlar doğurabilir.

Hangi sonucun uygulanacağı; sözleşmenin niteliği, inşaatın seviyesi, tarafların kusuru ve ilgili yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmelidir. İnşaatın belirli bir oranda tamamlanmış olması, her uyuşmazlıkta aynı sonuca ulaşılmasını sağlamaz.

Bu nedenle sözleşmenin sona erdirilmesi talebinde bulunulmadan önce inşaatın mevcut durumunun tespit edilmesi, tapu devirlerinin incelenmesi ve tasfiye sonuçlarının değerlendirilmesi gerekir.

6.2. Tazminat talepleri

Sözleşmeye aykırılık nedeniyle zarara uğrayan taraf, kanuni koşulların oluşması hâlinde tazminat talebinde bulunabilir.

Gecikme nedeniyle ortaya çıkan zararlar, eksik veya ayıplı işlerin giderilmesi için gereken masraflar ve sözleşmenin ihlaliyle bağlantılı diğer zararlar somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.

Ancak tazminat talebinde zararın varlığının, hukuken tazmin edilebilir niteliğinin ve ihlalle uygun illiyet bağının ortaya konulması gerekir. Sözleşmede cezai şart bulunması hâlinde ilgili hükmün kapsamı ve uygulanma koşulları da ayrıca incelenmelidir.

Tazminat miktarının belirlenmesinde sözleşme hükümleri, ödeme belgeleri, teknik incelemeler ve gerektiğinde bilirkişi raporları önem taşıyabilir.

  1. Görevli ve Yetkili Mahkeme ile İspat ve Deliller

Gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda görevli ve yetkili mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir.

Tarafların sıfatı, ilişkinin tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığı, talebin taşınmazın aynına mı yoksa kişisel bir hakka mı ilişkin olduğu ve ilgili özel yetki kuralları değerlendirilmelidir. Bu nedenle bütün uyuşmazlıklar için tek bir mahkemenin görevli ve yetkili olduğunu söylemek doğru değildir.

Taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisine ilişkin kurallar gündeme gelebilir. Buna karşılık kişisel hakka dayalı alacak veya tazminat taleplerinde farklı yetki kuralları uygulanabilir. Dava açılmadan önce görev ve yetki hususlarının somut olay özelinde incelenmesi gerekir.

Uyuşmazlığın ispatı bakımından şu belgeler önem taşıyabilir:

Noter tarafından düzenlenen satış vaadi veya arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi,

Sözleşmenin ekleri, teknik şartnameler ve paylaşım planları,

Tapu kayıtları ve varsa tapuya şerh bilgileri,

Yapı ruhsatı, onaylı proje ve yapı kullanma izin belgesi,

Ödeme belgeleri, banka dekontları ve teslim tutanakları,

İhtarname ve tebliğ belgeleri,

İnşaatın tamamlanma seviyesini ve eksik veya ayıplı işleri gösteren teknik raporlar,

Zarar iddialarını destekleyen belgeler ve gerektiğinde tanık anlatımları.

Her delilin uyuşmazlıkla bağlantılı olması ve usul hükümlerine uygun biçimde sunulması gerekir. Özellikle inşaatın hangi seviyede tamamlandığı, hangi imalatların eksik kaldığı ve tarafların hangi edimleri yerine getirdiği konusunda teknik bilirkişi incelemesi belirleyici olabilir.

  1. Sözleşme Yapılırken ve Uyuşmazlık Ortaya Çıktığında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Gayrimenkul sözleşmelerinde uyuşmazlıkların önlenmesi için ilk adım, sözleşmenin tarafların gerçek iradesine uygun ve uygulanabilir biçimde hazırlanmasıdır.

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde bağımsız bölümlerin paylaşımı, teslim süresi, teknik özellikler, tapu devirlerinin hangi aşamalarda yapılacağı, gecikmenin sonuçları ve sözleşmenin sona erdirilmesi hâlinde uygulanacak esaslar açıkça düzenlenmelidir.

Gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinde ise taşınmazın doğru ve belirlenebilir biçimde tanımlanması, bedel ve ödeme koşullarının açıkça belirtilmesi, resmî şekil şartına uyulması ve uygun durumlarda tapuya şerh imkânının değerlendirilmesi önem taşır.

Uyuşmazlık ortaya çıktığında tarafların öncelikle sözleşmeyi, tapu kayıtlarını ve ifa durumunu incelemesi gerekir. Sözleşmenin sona erdirilmesi veya dava açılması düşünülüyorsa bunun hukuki sonuçları önceden değerlendirilmelidir. Özellikle daha önce devredilmiş arsa payları veya üçüncü kişilere satılmış bağımsız bölümler bulunuyorsa, atılacak adımların mülkiyet hakları üzerindeki etkisi ayrıca araştırılmalıdır.

  1. Sıkça Sorulan Sorular

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi noter huzurunda yapılmak zorunda mıdır?

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi taşınmaz paylarının devri borcunu içerdiğinden kural olarak resmî şekle tabidir. Uygulamada sözleşmenin noter tarafından düzenleme şeklinde yapılması önem taşır. Şekil eksikliğinin sonuçları değerlendirilirken somut olay ve ilgili yargı kararları da dikkate alınmalıdır.

Müteahhit inşaatı tamamlamazsa arsa sahibi ne yapabilir?

Arsa sahibi, sözleşme hükümlerini ve yüklenicinin temerrüt durumunu değerlendirerek koşulları varsa aynen ifa, tazminat, sözleşmeden dönme veya fesih gibi hukuki yollara başvurabilir. Uygun talep, inşaatın mevcut seviyesi ve tarafların yükümlülüklerine göre belirlenmelidir.

Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi tapu devri yerine geçer mi?

Hayır. Satış vaadi sözleşmesi, taşınmazın ileride devrine ilişkin borç doğurur; tek başına mülkiyeti alıcıya geçirmez. Mülkiyetin kazanılması için gerekli devir işlemlerinin ve ilgili hukuki koşulların gerçekleşmesi gerekir.

Satış vaadi sözleşmesi tapuya şerh edilmezse geçersiz olur mu?

Tapuya şerh ile sözleşmenin geçerliliği farklı konulardır. Usulüne uygun biçimde düzenlenmiş bir satış vaadi sözleşmesinin şerh edilmemesi, tek başına sözleşmenin geçersiz olduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte şerh, hakkın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi bakımından önem taşıyabilir.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi feshedilirse devredilen tapular geri alınabilir mi?

Bu sorunun cevabı her olayda aynı değildir. Sözleşmenin sona erdirilme biçimi, yüklenicinin edimlerini yerine getirip getirmediği, tapu devirlerinin koşulları ve üçüncü kişilerin ayni hakları birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle üçüncü kişilere yapılan devirlerde tapu siciline güven ve iyiniyet hükümleri önem taşır.

Eksik veya ayıplı inşaat nedeniyle hangi taleplerde bulunulabilir?

Somut olayın koşullarına göre ayıbın giderilmesi, bedelden indirim veya tazminat gibi talepler gündeme gelebilir. Sözleşmeden dönme gibi daha kapsamlı sonuçlar ise ilgili kanuni koşulların bulunmasına bağlıdır. Ayıbın tespiti ve gerekli bildirimlerin süresinde yapılması önemlidir.

Sonuç

Gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, taşınmaz mülkiyetinin devri ile inşaat faaliyetinden doğan yükümlülükleri bir araya getiren ve önemli ekonomik sonuçlar doğuran sözleşmelerdir. Bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde sözleşmenin geçerliliği, tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, inşaatın tamamlanma seviyesi ve tapu kayıtlarının mevcut durumu birlikte değerlendirilmelidir.

Sözleşmenin süresinde ifa edilmemesi, eksik veya ayıplı imalat yapılması, tapu devrinin gerçekleştirilmemesi ya da sözleşmenin sona erdirilmesi gibi durumlarda başvurulabilecek hukuki yollar, somut olayın özelliklerine göre farklılaşabilir.

Bu nedenle sözleşme hazırlanırken hak ve yükümlülüklerin açık biçimde belirlenmesi, tapu devirlerinin dikkatle planlanması ve uyuşmazlık ortaya çıktığında hukuki durumun bütün yönleriyle incelenmesi önem taşır. Özellikle taşınmazın aynına ilişkin talepler, üçüncü kişilerin hakları ve sözleşmenin geriye veya ileriye etkili sona erdirilmesi bakımından her olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayda uygulanacak hukuki yol; sözleşmenin içeriğine, tapu kayıtlarına, tarafların edimlerine ve ilgili mevzuat hükümlerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

YazarAtakan AtabeyKurucu · YazarÖzata Hukuk ve Danışmanlık'ın kurucusu. Fethiye, Göcek, Dalaman ve Ortaca'da sık karşılaşılan taşınmaz, kıyı alanları, tekne ve denizcilik, sigorta ve ticaret hukuku konularında bilgilendirici içerikler hazırlamaktadır.