Fethiye · Göcek · Dalaman · Ortaca

Makale · Şirketler ve Ticaret Hukuku

Kıymetli Evrak: Çek Düzenlerken Nelere Dikkat Edilmeli, Bono Nasıl Düzenlenmeli,Çek Karşılıksız Olursa Ne Olur , Kambiyo Senetlerinde İcra Takibi Nasıl Yapılır?

Atakan AtabeyKurucu · Yazar11 dk okuma

Çeki aldığınız zaman nelere dikkat etmelisiniz ,çekin zorunlu unsurları nelerdir, Bir bonoda hangi unsurlar yer almalıdır , Karşılıksız çek düzenlemenin cezası nedir? Kambiyo senetlerinde farklı bir takip yolu mu uygulanır?

Kıymetli Evrak Hukuku: Çek Nasıl Düzenlenir, Karşılıksız Çek Çıkarsa Ne Olur, Senet Nasıl Takip Edilir?

Ticari hayatta mal ve hizmet satışlarından doğan alacakların güvence altına alınması, işletmelerin nakit akışının korunması ve borç ilişkilerinin ispatlanması bakımından çek ve bono gibi kıymetli evraklar önemli bir yere sahiptir. Ancak uygulamada çekin yanlış düzenlenmesi, senette zorunlu unsurların eksik bırakılması, vade tarihinin karıştırılması veya borçlunun ödeme yapmaması ciddi hukuki sorunlara yol açabilir.

Bir çekin karşılıksız çıkması ya da vadesi gelen senedin ödenmemesi, alacaklının doğrudan ve hiçbir işlem yapmadan parasını tahsil edebileceği anlamına gelmez. Belgenin hukuki niteliğinin incelenmesi, ibraz ve zamanaşımı sürelerinin takip edilmesi ve gerektiğinde doğru icra yoluna başvurulması gerekir.

Bu yazıda çek ve bono düzenlerken dikkat edilmesi gereken hususlar, karşılıksız çekin sonuçları, ciro ve aval gibi kavramlar ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibinin uygulamadaki işleyişi ele alınmaktadır.

  1. Kıymetli Evrak Nedir?

Kıymetli evrak, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülmesi veya devredilmesi kural olarak mümkün olmayan, hakkın senede bağlı olduğu belgelerdir. Türk Ticaret Kanunu'nun 645 ve devamı maddelerinde kıymetli evrakın genel esasları düzenlenmiştir.

Ticari hayatta en sık karşılaşılan kambiyo senetleri şunlardır:

Çek: Belirli bir bedelin ödenmesi için bankaya yöneltilen ödeme emrini içeren kambiyo senedidir.

Bono (emre yazılı senet): Düzenleyenin belirli bir bedeli ödeme taahhüdünü içeren kambiyo senedidir.

Poliçe: Düzenleyenin, belirli bir bedelin üçüncü bir kişi tarafından ödenmesini muhataba yönelttiği ödeme emrini içeren kambiyo senedidir.

Uygulamada özellikle çek ve bono, ticari alacakların tahsilinde sıklıkla kullanılır. Bu belgelerin en önemli özelliklerinden biri, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşımaları hâlinde özel bir icra takip yoluna konu olabilmeleridir.

Bununla birlikte her borç senedi, hukuken kambiyo senedi niteliğinde değildir. Bir kâğıda borç miktarının ve ödeme tarihinin yazılması, tek başına o belgeyi bono hâline getirmez. Belgenin kanuni unsurları taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenmelidir.

  1. Çek Nedir ve Çek Düzenlerken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Çek, Türk Ticaret Kanunu'nun 780 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir kambiyo senedidir. Çekin temel işlevi, belirli bir bedelin banka aracılığıyla ödenmesini sağlamaktır.

Çek, bono gibi belirli bir vadede ödeme vaadi olarak değerlendirilmemelidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 795. maddesi uyarınca çek görüldüğünde ödenir. İleri tarihli çeklere ilişkin özel düzenlemeler bulunsa da bu durum çekin hukuki niteliğini değiştirmez.

Çekte bulunması gereken unsurlar

Türk Ticaret Kanunu'nun 780. maddesine göre çekin taşıması gereken başlıca unsurlar şunlardır:

Senet metninde çek kelimesi,

Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havale,

Ödemeyi yapacak bankanın, yani muhatabın ticaret unvanı,

Ödeme yeri,

Düzenlenme tarihi ve yeri,

Düzenleyenin imzası,

Banka tarafından verilen seri numarası ve karekod.

Kanunda bazı unsurların eksikliği bakımından özel tamamlayıcı kurallar da bulunduğundan, her eksikliğin otomatik olarak aynı sonucu doğurduğu söylenemez. Bununla birlikte çek düzenlenirken tüm bilgilerin doğru ve eksiksiz yazılması gerekir. <Cite refs={["turn158856search11","turn158856search2"]}/>

Çek yazarken uygulamada nelere dikkat edilmelidir?

  1. Çek bedeli açık ve doğru yazılmalıdır. Rakamla ve yazıyla belirtilen tutarların birbiriyle uyumlu olmasına dikkat edilmelidir. Sonradan ekleme veya değiştirme yapılmasını kolaylaştıracak boşluklar bırakılmamalıdır.
  1. Lehtar ve ödeme bilgileri kontrol edilmelidir. Çekin kime verildiği ve hangi işlem karşılığında teslim edildiği kayıt altına alınmalıdır. Çekin teslimine ilişkin fatura, sözleşme ve teslim belgelerinin saklanması olası uyuşmazlıklarda önem taşır.
  1. İmza yetkisi kontrol edilmelidir. Şirket adına düzenlenen çeklerde, çeki imzalayan kişinin şirketi temsil ve ilzama yetkili olup olmadığı incelenmelidir. Şirket kaşesinin bulunması tek başına imza yetkisini kanıtlamaz.
  1. Çek teslim edilirken kayıt tutulmalıdır. Çekin hangi borç için, hangi tarihte ve hangi koşullarda verildiğinin belgelenmesi, ileride çekin teminat amacıyla verildiği veya borcun daha önce ödendiği yönündeki uyuşmazlıklarda önem taşıyabilir.
  1. Çekin ileri tarihli olması, ödeme garantisi vermez. Çekin üzerinde gelecekteki bir tarih yazması, o tarihte hesapta yeterli karşılık bulunacağını garanti etmez.
  1. Çek Cirosu Nedir? Çek Başkasına Devredilebilir mi?

Ciro, emre yazılı çekin veya bononun devrinde kullanılan ve senet üzerinde yapılan yazılı bir işlemdir. Ciro, senedin türüne, üzerinde bulunan kayıtlara ve kanuni koşullara uygun şekilde gerçekleştirilmelidir.

Örneğin bir işletme, müşterisinden aldığı çeki kendi tedarikçisine verebilir. Bu durumda çekin arkasına usulüne uygun ciro işlemi yapılması ve çekin teslim edilmesi gündeme gelir.

Ciro işlemi yapılırken şu hususlara dikkat edilmelidir:

Ciro işleminin senet üzerinde veya kanunun izin verdiği biçimde yapılması,

Ciro eden kişinin yetkili olması,

Senedin üzerindeki ciro zincirinin korunması,

Tahsil amacıyla verilen çeklerde tahsil yetkisinin açıkça belirlenmesi,

Çek üzerindeki devir sınırlamalarının kontrol edilmesi.

Ciro zincirindeki kopukluklar, yetkisiz imzalar veya senet üzerindeki kayıtlar, hamilin kambiyo hukukuna göre takip hakkını etkileyebilir.

  1. Çek Karşılıksız Çıkarsa Ne Olur?

Çekin bankaya ibraz edilmesi sırasında hesapta ödeme için yeterli karşılık bulunmaması hâlinde, kanuni koşullar mevcutsa çek hakkında karşılıksızdır işlemi yapılabilir. Bu durumda alacaklının hem hukuki tahsil yollarını hem de koşulları varsa cezai süreci değerlendirmesi gerekir.

Çek bankaya ne zaman ibraz edilmelidir?

Türk Ticaret Kanunu'nun 796. maddesine göre çekin ibraz süresi, düzenlendiği ve ödeneceği yere göre değişir:

Aynı yerde ödenecek çeklerde 10 gün,

Düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecek çeklerde 1 ay,

Yurt dışında düzenlenip Türkiye'de ödenecek çeklerde ise düzenlenme ve ödeme yerlerinin bulunduğu kıtalara göre 1 ay veya 3 ay.

Bu süreler, çek üzerinde yazılı düzenlenme tarihinin ertesi günü işlemeye başlar. İleri tarihli çeklerde, ibraz ve karşılıksız işlemi bakımından yürürlükteki özel düzenlemeler de dikkate alınmalıdır. <Cite refs={["turn866071search9","turn866071search8"]}/>

Karşılıksız çek için hangi işlemler yapılmalıdır?

Çek süresinde bankaya ibraz edildiğinde tamamen veya kısmen karşılıksız kalırsa, bankanın gerekli işlemleri yapması ve ibraz durumunun usulüne uygun şekilde belgelenmesi önemlidir.

Alacaklı, elindeki çekin hukuki durumuna göre şu yolları değerlendirebilir:

Çek bedelinin tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi,

Kanuni koşulları mevcutsa çek düzenleyen kişilere karşı başvuru hakları,

5941 sayılı Çek Kanunu kapsamında karşılıksız çek nedeniyle uygulanabilecek yaptırımlar için şikâyet sürecinin değerlendirilmesi.

Çekin kısmen karşılıklı olması hâlinde de karşılanmayan tutarın ve bankanın yaptığı ödemenin doğru belirlenmesi gerekir. Tahsil edilecek miktar hesaplanırken çekin tamamı ile karşılıksız kalan bölüm birbirinden ayrılmalıdır.

Karşılıksız çek düzenlemenin cezai sonuçları

5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesi, kanuni koşullar altında karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verilmesi hâlinde uygulanabilecek yaptırımları düzenler. Kanunda çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı ile adli para cezası gibi sonuçlar öngörülmüştür.

Ancak her ödenmeyen çek, kendiliğinden cezai yaptırım uygulanacağı anlamına gelmez. Çekin kanuni ibraz süresi içinde bankaya sunulması, karşılıksızdır işleminin yapılması ve kanundaki diğer koşulların gerçekleşmesi gerekir. Şikâyet süresi ve sorumlu kişinin belirlenmesi de somut olayın özelliklerine göre incelenmelidir.

Bu nedenle çek karşılıksız çıktığında yalnızca icra takibine odaklanmak yerine, çekin bankaya ibrazına ilişkin belgeler ve şikâyet bakımından geçerli süreler de gecikmeden kontrol edilmelidir.

  1. Bono (Senet) Nedir? Senet Düzenlerken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Bono veya emre yazılı senet, düzenleyenin belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız ödeme taahhüdünü içeren kambiyo senedidir. Çekten farklı olarak bono, doğrudan düzenleyenin ödeme vaadini içerir.

Türk Ticaret Kanunu'nun 776. maddesi, bononun zorunlu unsurlarını belirler.

Bononun zorunlu unsurları

Bir belgenin bono niteliği taşıması için kural olarak şu unsurları içermesi gerekir:

Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” ibaresi,

Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi,

Kime veya kimin emrine ödeme yapılacağının gösterilmesi,

Düzenlenme tarihi ve yeri,

Düzenleyenin imzası.

Vade ve ödeme yeri de kanunda sayılan unsurlardandır; ancak bunların eksikliği bakımından kanunda tamamlayıcı kurallar öngörülmüştür. Örneğin vadesi gösterilmeyen bono, görüldüğünde ödenecek bono sayılır. Düzenleme yeri veya ödeme yerine ilişkin bazı eksiklikler de kanundaki kurallarla tamamlanabilir. <Cite refs={["turn158856search6","turn158856search9"]}/>

Senet doldurulurken dikkat edilmesi gerekenler

Borç miktarı açıkça yazılmalıdır. Rakamla ve yazıyla belirtilen tutarlar birbiriyle uyumlu olmalı, sonradan değişiklik yapılmasını kolaylaştıracak boşluklar bırakılmamalıdır.

Alacaklının kim olduğu açıkça belirtilmelidir. Lehtarın adı veya ticaret unvanı tereddüde yer bırakmayacak şekilde yazılmalıdır.

Vade ve düzenleme tarihi karıştırılmamalıdır. Düzenleme tarihi, senedin oluşturulduğu tarihi; vade ise borcun ödenmesi gereken tarihi ifade eder. Her iki bilginin doğru yazılması önemlidir.

İmza yetkisi kontrol edilmelidir. Şirket adına düzenlenen senetlerde imzalayan kişinin yetkisi incelenmelidir. Bir kişinin şirket adına attığı imzanın hukuki sonuçları, temsil yetkisine ve imzanın hangi sıfatla atıldığına bağlıdır.

Teminat amacı açıkça belgelenmelidir. Bir bono belirli bir sözleşmenin teminatı olarak veriliyorsa, teminat ilişkisi ve hangi koşullarda iade edileceği ayrıca yazılı şekilde düzenlenmelidir. Senede yalnızca “teminat senedidir” yazılması, her uyuşmazlığı tek başına çözmez. Teminat ilişkisinin kapsamı ve ispatı önem taşır.

Boş senet imzalamak neden risklidir?

Boş veya eksik bırakılmış bir senedin imzalanarak karşı tarafa teslim edilmesi, önemli hukuki riskler doğurabilir. Senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ileri sürülmesi hâlinde, doldurma anlaşmasının ve aykırılığın ispatı tartışma konusu olabilir.

Bu nedenle boş senet imzalamaktan kaçınılmalı; zorunlu bilgiler tamamlanmalı ve senedin hangi borç ilişkisi kapsamında verildiğini gösteren belgeler saklanmalıdır.

  1. Aval Nedir? Kefaletten Farkı Nedir?

Aval, kambiyo senetlerine özgü bir teminat türüdür. Bir kişinin çek veya bono üzerindeki borcun tamamen veya kısmen ödenmesini güvence altına almak üzere aval vermesi mümkündür.

Aval veren kişi, aval verdiği kişi lehine kambiyo hukukuna özgü sorumluluk üstlenir. Avalin şekli ve hangi kişi lehine verildiği, senet üzerindeki kayıtlar ve kanuni düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilir.

Aval ile kefalet aynı kurum değildir. Kefalet, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bir kişisel teminat sözleşmesidir ve kendine özgü şekil şartları bulunur. Aval ise kambiyo senedine bağlı özel bir teminat niteliğindedir.

Bu ayrım özellikle şirket borçlarında ve ticari senetlerde önem taşır. Senet üzerine imza atan kişinin hangi sıfatla imza attığı, aval veren mi yoksa başka bir sıfatla mı hareket ettiği belirlenmelidir.

  1. Çek ve Bono Alacakları İçin Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla İcra Takibi

Çek veya bono ödenmediğinde alacaklının başvurabileceği en önemli yollardan biri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 167 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takiptir.

Bu takip yolu, yalnızca kambiyo senedi niteliği taşıyan ve kanuni koşulları sağlayan belgelere dayanılarak kullanılabilir. Senedin aslının ve takip hakkının incelenmesi önemlidir.

İcra takibi nasıl başlatılır?

Uygulamada süreç genel olarak şu aşamalardan oluşur:

  1. Senedin incelenmesi: Öncelikle çek veya bononun zorunlu unsurları, vadesi, ibraz durumu, ciro zinciri, alacaklının takip hakkı ve zamanaşımı kontrol edilir.
  1. İcra dairesine başvuru: Alacaklı, takip talebini hazırlar ve kambiyo senedinin aslını, kanunun gerektirdiği belgelerle birlikte icra dairesine sunar. Senet aslının dosyaya sunulması, kambiyo takibi bakımından temel koşullardandır.
  1. Ödeme emrinin gönderilmesi: İcra müdürlüğü, senedin kambiyo senedi niteliğini ve takip koşullarını ön incelemeden geçirir. Koşullar uygunsa borçluya kambiyo senetlerine özgü ödeme emri gönderilir.
  1. Borçlunun ödeme veya itiraz süreci: Ödeme emrinin tebliğinden sonra kanunda belirtilen süreler işlemeye başlar. Borçlu, borca veya imzaya itiraz edecekse özel takip hükümlerine uygun şekilde hareket etmelidir.
  1. Haciz aşaması: Borç ödenmez ve takip hukuken haciz aşamasına ilerlerse, borçlunun haczi mümkün malvarlığı değerleri üzerinde haciz işlemleri talep edilebilir. Tahsilat, haczedilen malvarlığının niteliğine ve ilgili icra işlemlerine göre gerçekleşir.

İİK'nin 167. maddesi, kambiyo senedine dayanan alacaklar için özel takip yolunu; 168. maddesi ise ödeme emri ve borçluya yapılan bildirimleri düzenler. <Cite refs={["turn866071search3","turn866071search4"]}/>

Borçlunun itiraz süresi kaç gündür?

Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte süreler, genel haciz yoluyla takipten farklıdır.

Kural olarak ödeme emrinin tebliğinden itibaren:

5 gün içinde: Borçlu, kanunda belirtilen nedenlerle borca veya imzaya itiraz edebilir; senedin kambiyo vasfına ya da alacaklının takip hakkına ilişkin şikâyetlerini de ilgili usule uygun şekilde ileri sürebilir.

10 gün içinde: Borç ve takip giderleri ödeme emrinde belirtilen şekilde ödenmelidir.

İtiraz ve şikâyetlerin hangi mercie, hangi kapsamda yapılacağı önemlidir. Kambiyo takibinde borçlu, genel ilamsız takipte olduğu gibi yalnızca icra dairesine itiraz etmekle yetinmemelidir; ilgili itiraz ve şikâyetler kanundaki özel usule göre icra mahkemesine yöneltilir.

Sürelerin kaçırılması, borçlunun savunma imkânlarını ciddi biçimde etkileyebilir. <Cite refs={["turn866071search4","turn866071search1"]}/>

Borçlu ödeme yapmazsa ne olur?

Borçlu ödeme yapmaz ve takip haciz aşamasına ilerlerse alacaklı, borçlunun haczi mümkün malvarlığı değerleri için haciz talep edebilir. Banka hesapları, taşınmazlar, araçlar ve diğer haczi mümkün malvarlığı değerleri, somut dosyanın koşullarına ve kanuni sınırlamalara göre değerlendirilebilir.

Haciz işlemi tek başına alacağın tahsil edildiği anlamına gelmez. Tahsilat için gerektiğinde haczedilen malın satışı, paranın paylaştırılması veya ilgili diğer icra işlemlerinin tamamlanması gerekir.

Borçlunun malvarlığının bulunmaması ya da haczedilen değerlerin borcu karşılamaması hâlinde, alacağın tamamen tahsil edilememesi riski de vardır. Bu nedenle senet alınırken borçlunun ödeme gücünün ve teminatlarının değerlendirilmesi önem taşır.

  1. Çek ve Bono Alacaklarında Zamanaşımı

Kambiyo senetlerine dayalı alacaklarda zamanaşımı, senedin türüne ve kimin aleyhine başvurulduğuna göre değişir. Bu nedenle tüm çek ve bono alacakları için tek bir zamanaşımı süresinden söz etmek doğru değildir.

Örneğin Türk Ticaret Kanunu'nun çeklere ilişkin hükümlerinde, hamilin cirantalara, düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı başvuru hakları bakımından özel zamanaşımı kuralları bulunmaktadır. Bonolarda da düzenleyen, cirantalar ve diğer kambiyo borçluları bakımından farklı hükümler uygulanabilir.

Zamanaşımı değerlendirilirken şu hususlar birlikte incelenmelidir:

Senedin türü,

Vade veya kanuni ibraz tarihi,

Başvurunun kime yöneltildiği,

Protesto veya kanunun aradığı diğer işlemlerin yapılıp yapılmadığı,

Zamanaşımını kesen veya etkileyen işlemler,

Alacağın temel ilişkiden kaynaklanan talep hakkı bakımından uygulanabilecek ayrı süreler.

Kambiyo senedinden doğan başvuru hakkının zamanaşımına uğraması, temel borç ilişkisinden doğan tüm hakların her durumda ortadan kalktığı anlamına gelmeyebilir. Ancak temel ilişkiye dayalı talebin ileri sürülebilirliği ayrıca incelenmelidir.

Bu nedenle senedin vadesi veya ibraz tarihi geçtikten sonra beklemek yerine, somut olaya uygulanacak zamanaşımı süresinin ve olası alternatif hukuki yolların gecikmeden değerlendirilmesi gerekir.

  1. Çek ve Senet Alacaklarında Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar

Ticari hayatta çek ve bono kullanılırken bazı hatalar, alacağın tahsilini güçleştirebilir:

Çekin veya bononun zorunlu unsurlarının kontrol edilmemesi,

Şirket adına imza atan kişinin yetkisinin araştırılmaması,

Çekin yasal ibraz süresinin kaçırılması,

Ciro zincirindeki eksikliklerin gözden kaçırılması,

Teminat amacıyla verilen senedin hangi borca ilişkin olduğunun belgelenmemesi,

Senedin aslının korunmaması veya takip sırasında sunulamaması,

Borçluya ödeme emri tebliğ edildikten sonra kanuni itiraz sürelerinin yanlış hesaplanması,

Zamanaşımı ve başvuru haklarının takip edilmemesi.

Bu hataların önlenmesi için senet düzenlenirken hukuki ve ticari belgelerin birlikte saklanması, ödeme ve teslim süreçlerinin kayıt altına alınması, tahsilat sorunu ortaya çıktığında ise zamanında hukuki değerlendirme yapılması önemlidir.

Sonuç

Çek ve bono, ticari hayatta alacakların güvence altına alınması ve ödemelerin düzenlenmesi bakımından önemli araçlardır. Ancak bu belgelerin etkili bir hukuki koruma sağlayabilmesi, kanuni şekil şartlarına uygun düzenlenmelerine, süresinde ibraz edilmelerine ve gerektiğinde doğru takip yolunun kullanılmasına bağlıdır.

Çekin karşılıksız çıkması veya bononun vadesinde ödenmemesi hâlinde, alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatması mümkün olabilir. Bununla birlikte senedin kambiyo vasfı, alacaklının takip hakkı, ibraz ve zamanaşımı süreleri ile borçlunun itirazları her olayda ayrıca değerlendirilmelidir.

Ticari ilişkilerde en sağlıklı yaklaşım, çek veya bono alınırken belgenin hukuki niteliğini kontrol etmek, borç ilişkisinin dayanağını belgelemek ve ödeme gerçekleşmediğinde kanuni süreleri kaçırmadan hareket etmektir. Bu yaklaşım, hem alacaklının haklarını korumasına hem de gereksiz uyuşmazlıkların önlenmesine yardımcı olur.

YazarAtakan AtabeyKurucu · YazarÖzata Hukuk ve Danışmanlık'ın kurucusu. Fethiye, Göcek, Dalaman ve Ortaca'da sık karşılaşılan taşınmaz, kıyı alanları, tekne ve denizcilik, sigorta ve ticaret hukuku konularında bilgilendirici içerikler hazırlamaktadır.