Fethiye · Göcek · Dalaman · Ortaca

Makale · İcra ve İflas Hukuku

Birinden Alacağınız Var Ancak Elinizde Buna İlişkin Bir Belge Yoksa Ne Yapabilirsiniz?

Atakan AtabeyKurucu · Yazar4 dk okuma

Herkes birilerine borç para verir bu kimi zaman ailenden biri kimi zaman arkadaşın olabilir yada ticaret hayatında da çok sık başımıza gelir.Peki birisine borç verdik ancak elimizde resmi bir belge yok o para boşa mı gider?

Elinizde Belge Olmadan Birinden Alacağınız Varsa Ne Yapabilirsiniz?

Günlük hayatta kişiler arasında borç ilişkileri sıklıkla kurulmakta, ancak bu ilişkiler her zaman yazılı bir sözleşme, senet veya başka bir belgeyle kayıt altına alınmamaktadır. Bir kişiye elden borç verilmesi, banka aracılığıyla para gönderilmesi ya da bir mal veya hizmet karşılığında ödeme yapılmaması gibi durumlarda alacaklı, alacağını tahsil etmek istediğinde ispat sorunu yaşayabilmektedir.

Peki, elinizde resmî bir belge bulunmuyorsa alacağınızı tahsil etmeniz mümkün müdür? Evet. Senet veya yazılı sözleşme bulunmaması, alacağın tahsil edilemeyeceği anlamına gelmez. Ancak izlenecek hukuki yol, alacağın kaynağına, mevcut delillere ve borçlunun tutumuna göre değişir.

  1. Belge Olmadan Alacak Tahsil Edilebilir mi?

Türk hukukunda her alacak için mutlaka senet veya yazılı sözleşme düzenlenmesi zorunlu değildir. Bununla birlikte, alacağın varlığının gerektiğinde mahkeme önünde ispatlanabilmesi gerekir.

Alacaklı, borcun hangi sebeple doğduğunu, alacağın miktarını ve borçlunun ödeme yükümlülüğünü ortaya koyabilmelidir. Bu kapsamda banka dekontları, mesajlaşmalar, e-postalar, tanık beyanları ve diğer hukuka uygun deliller önem taşır.

Örneğin bir kişiye banka aracılığıyla para gönderilmiş olması, tek başına her durumda o paranın borç olarak verildiğini kanıtlamaz. Ancak transferin açıklaması, taraflar arasındaki yazışmalar ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde alacağın ispatlanması mümkün olabilir.

  1. Alacağın İspatında Hangi Deliller Kullanılabilir?

Alacak ilişkisinin yazılı bir sözleşmeyle belgelenmemiş olması durumunda, mevcut delillerin dikkatle değerlendirilmesi gerekir.

Banka dekontları: Borçluya gönderilen paraya ilişkin dekontlar, para transferinin gerçekleştiğini gösterir. Transfer açıklamasında borç veya ödünç gibi ifadelerin bulunması, alacağın ispatı bakımından ayrıca önem taşıyabilir.

WhatsApp ve SMS yazışmaları: Borçlunun borcunu kabul ettiği, ödeme tarihi verdiği veya borcun kalan kısmı hakkında açıklama yaptığı mesajlar, somut olayın özelliklerine göre delil olarak kullanılabilir.

E-posta ve diğer elektronik kayıtlar: Taraflar arasındaki borç ilişkisini ve ödeme yükümlülüğünü ortaya koyabilecek elektronik yazışmalar da değerlendirilebilir.

Tanık beyanları: Borç ilişkisinin kurulmasına veya borcun varlığına ilişkin bilgi sahibi olan kişilerin anlatımları önem taşıyabilir. Ancak tanık delilinin kullanılabilirliği, özellikle hukuki işlemlerde senetle ispat zorunluluğu ve bunun istisnaları dikkate alınarak belirlenmelidir.

Diğer belgeler ve kayıtlar: Hesap hareketleri, ödeme planları, teslim belgeleri ve borç ilişkisini destekleyen diğer kayıtlar da olayın özelliklerine göre kullanılabilir.

Burada önemli olan, delillerin yalnızca mevcut olması değil, alacağın varlığını ve miktarını ne ölçüde desteklediğidir.

  1. Borçluya Yazılı Olarak Başvurmak Neden Önemlidir?

Alacaklı açısından ilk aşamada yapılabilecek işlemlerden biri, borçluya yazılı şekilde başvurarak ödeme talebini açıkça ortaya koymaktır.

Taraflar arasındaki iletişim devam ediyorsa, borcun miktarının ve ödeme tarihinin netleştirilmesi yararlı olabilir. Borçlunun borcu kabul eden veya ödeme yapacağını belirten bir cevap vermesi, somut olayın koşullarına göre alacağın ispatına katkı sağlayabilir.

Bununla birlikte, yazışmaların içeriği ve bütünlüğü önemlidir. Tek bir mesajın her durumda borcun varlığını kesin olarak kanıtlayacağı söylenemez. Ayrıca yazışmaların hukuka uygun şekilde elde edilmiş ve gerektiğinde doğrulanabilir olması gerekir.

  1. Senet Olmadan İcra Takibi Başlatılabilir mi?

Alacaklı, elinde senet veya yazılı sözleşme bulunmasa da şartları mevcutsa genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatabilir. Bu takip türünde başlangıç aşamasında alacağın mutlaka bir senetle belgelenmesi gerekmez.

Ancak borçlunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi hâlinde takip kural olarak durur. Bu durumda alacaklının, alacağın niteliğine ve elindeki delillere göre itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yollarından hangisine başvurabileceği değerlendirilmelidir.

İtirazın kaldırılması, belirli nitelikteki belgelerin varlığını gerektiren özel bir yoldur. Elinde bu yola elverişli belge bulunmayan alacaklı bakımından, şartları varsa itirazın iptali davası gündeme gelebilir. Bu davada alacaklı, alacağının varlığını hukuka uygun delillerle ispatlamalıdır.

Dolayısıyla icra takibinin başlatılabilmesi ile alacağın itiraz karşısında ispatlanabilmesi birbirinden farklı konulardır.

  1. Belgesiz Alacaklarda Tanık Dinletilebilir mi?

Bu sorunun cevabı, alacağın dayandığı hukuki ilişkinin özelliklerine göre değişir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. maddesi uyarınca, kanunda belirtilen parasal sınırı aşan hukuki işlemlerin kural olarak senetle ispatlanması gerekir. Bu nedenle, yalnızca tanık göstermek her durumda yeterli olmayabilir.

Bununla birlikte kanunda öngörülen istisnalar, karşı taraftan kaynaklanan ve iddia edilen hukuki işlemi muhtemel gösteren yazılı delil başlangıcı gibi durumlar ayrıca değerlendirilmelidir. HMK m. 202 kapsamında delil başlangıcının bulunması, şartları gerçekleştiğinde tanık deliline başvurulmasına imkân sağlayabilir.

Bu nedenle dava açılmadan önce alacağın miktarı, hukuki niteliği ve mevcut belgelerin ispat gücü birlikte incelenmelidir.

  1. Alacak Davası Açmak Mümkün müdür?

Borçlu borcunu kabul etmiyor ve alacağın varlığı konusunda uyuşmazlık bulunuyorsa, şartları mevcut olduğunda alacak davası açılması gündeme gelebilir.

Bu süreçte alacaklı, borcun kaynağını ve miktarını ortaya koymalı; elindeki delilleri usulüne uygun şekilde mahkemeye sunmalıdır. Mahkeme, tarafların iddia ve savunmalarını, sunulan delilleri ve uygulanabilir ispat kurallarını birlikte değerlendirir.

Alacağın türüne göre görevli ve yetkili mahkeme, uygulanacak özel hükümler ve dava şartları değişebileceğinden, hukuki ilişkinin doğru belirlenmesi önemlidir.

  1. Zamanaşımı Süresi Unutulmamalıdır

Alacağın tahsilinde dikkat edilmesi gereken bir diğer konu zamanaşımıdır. Zamanaşımı süresi, alacağın dayandığı hukuki ilişkinin niteliğine göre değişebilir. Örneğin sözleşmeden doğan bazı alacaklarda genel zamanaşımı süresi uygulanırken, ticari ilişkiler veya özel kanunlara tabi alacaklarda farklı düzenlemeler söz konusu olabilir.

Bu nedenle yalnızca delil toplamaya odaklanmak yeterli değildir. Alacağın ne zaman doğduğu, muaccel hâle geldiği ve zamanaşımını etkileyebilecek işlemlerin bulunup bulunmadığı da incelenmelidir.

Sonuç: Belge Olmaması Hareketsiz Kalmanız Gerektiği Anlamına Gelmez

Bir kişiden alacağınız bulunmasına rağmen elinizde senet, sözleşme veya resmî bir belge olmaması, hukuki yollara başvurmanıza tek başına engel değildir. Banka dekontları, elektronik yazışmalar, hukuka uygun diğer kayıtlar ve şartları varsa tanık beyanları alacağın ispatında rol oynayabilir.

Bununla birlikte her olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. İcra takibi başlatmadan veya dava açmadan önce alacağın kaynağının, mevcut delillerin, ispat kurallarının ve zamanaşımı süresinin incelenmesi, gereksiz masraf ve zaman kaybının önlenmesi açısından önem taşır.

Unutulmamalıdır ki alacağın tahsilinde yalnızca haklı olmak değil, bu hakkı hukuken geçerli delillerle ortaya koyabilmek de önemlidir.

YazarAtakan AtabeyKurucu · YazarÖzata Hukuk ve Danışmanlık'ın kurucusu. Fethiye, Göcek, Dalaman ve Ortaca'da sık karşılaşılan taşınmaz, kıyı alanları, tekne ve denizcilik, sigorta ve ticaret hukuku konularında bilgilendirici içerikler hazırlamaktadır.